Yıldızlara Hapset
- Mezardaki Çiçek

- 19 Mar
- 2 dakikada okunur
16/02/2026
Bir önceki yazımda az çok nasıl bir ruh halinde olduğumu anlamıştınız. Bu yazıyı hatırlatıyorum çünkü uzun bir süre duyduklarımın ağırlığını atamadım üstümden. Berbat haldeydim. Kimseyle konuşmuyordum. Adam akıllı resim bile çizemedim, o derece. Peki bu süreçte neler oldu? Yine ve yine Onsra hissetti beni. Ara ara iyi miyim diye yokladı. Yorgun olduğumu söyledim, gerçekten yorgundum. Gözüme uyku girmiyordu. O kadar kötüydüm ki bazen gün içinde gözlerim kıpkırmızı olurdu. İşte tam bugün her şey değişti.
Onsra aradı beni, belkide iyi olduğuma ikna olmadığından aramıştı. Biraz sohbet ettikten sonra normalinden çok daha sessiz olduğunu fark ettim. Gerginmiş, o sakinleşene kadar susmayı tercih ettim. Uzun süre sessizce bekledik. Sessizliği Onsra bozdu. Genel olarak neler yaptık onları konuştuk bir süre.
Bu ramazan onun Türkiye'deyken yaşadığı şehirde birkaç gün kalabileceğimi söyledim. Ne şans ama, o yurt dışına çıkana kadar böyle şeyler yapmıyorduk. O gittiğinden beri hemen hemen her yıl o şehre kalmaya gidiyoruz. Yine birbirimizi göremediğimiz için sitem ettik. Alıştınız gerçi bu duruma.
Daha sonra ondan bir şey istediğimi söyledim. Ne istediğimi sordu. "Bana güzel bir fotoğrafını gönderir misin. Böyle yüzün net görünse yeter. Çalışma masama koyup bana söylediğin bir sözü yazacağım yanına. Motivasyonumu kaybettikçe bakıp güç alırım." dedim. Kabul etti ve bana atacağı fotoğrafı seçmeye çalıştı. Başta 4 tane attı ve sonra sildi. Daha sonra bir fotoğraf daha attı ama ondan da emin olamayıp sildi. "Sana gülümsediğim bir fotoğrafı atacağım. Biraz zoraki çekildim ama.." dedi.
Gönderdiği fotoğrafa baktım. Bugün sesli arama yaptığımız için yüzünü görmemiştim. Sesli konuşurken dağılan karanlık düşüncelerim onun gülümsemesiyle beraber yıldızlara hapsolmuştu. Günderdir karanlık bir yerde boğulurken onu gördüğüm an harikalar diyarına ışınlanmışım gibi hissettim. Gerçi bende her zaman böyle bir etki yaratıyordu ama bu kez farklıydı. Belki de berbat dönemden bir gülümsemesiyle çıktığım için böyle farklı gelmişti, bilmiyorum.
Akşam bana gönderdiği fotoğrafı referans alarak bir çizim yaptım. İkiye bölünmüş sayfanın üstünde ben vardım, düşünceleri etrafını çevrelemiş ve bütün bunlardan bıkmış ben. Sayfanın altında ise telefon ekranımdaki Onsra vardı. Arka planında bulutlar, gökkuşakları ve yıldızlar vardı. Yıldızlar da sonsuzluğun içinde hapsolmuştu, içlerinde ise düşüncelerim kilitliydi. Hep derim ya Onsra zihnimdeki tüm karanlık düşünceleri alıp benden uzaklaştırıyor diye. Bu kez yıldızlara hapsetmişti. İzlemeyi çok sevdiğim o yıldızlara... Benim için berbat ve korkutucu olan her şeyi hiçbir şey yapmadan nasıl rahatlatıcı ve huzur verici şeylere evirip beni onlardan uzaklaştırıyor bilmiyorum.
Bazen peri masallarının içindeymişim gibi geliyor. Ben kanatları kırılmış ve zihni kirletilmiş bir periyim, o tüm kötülüklerden beni korumaya çalışan şövalyeydi.

Yorumlar