top of page

Onsra'nın Zihni

19/12/2025


Maşallah, nazar değmesin diye başlamak istiyorum çünkü Onsrayla hemen hemen her gün konuşuyoruz. Bu akşam... yok karıştı, dur! Bu gece tam 3 saatlik konuşma gerçekleştirdik. Bu sohbetimiz biraz Onsra'nın kafasının içinde dönen şeylerle ilgiliydi. Hatta neredeyse tüm sohbet bunun üstüne kuruluydu. O kadar çok dolmuş ki sürekli aynı şeyleri söylüyordu.


Psikoloji alanında çok bilgili olduğum için bana danışmak istemiş. Baktım baya tavsiye istiyor, daha önce bana yaptığı gibi ona psikologluk yaptım. Zaten saçlarım topuzdu ve gözlük takıyordum. Elime kalem ve sekreterlik alıp arkama yaslandım "Evet Onsra Bey, sizi dinliyorum." diyerek psikolog taklidi yapmaya başladım. Benim birden ciddi bir halde psikolog taklidi yaptığımı görünce gülmeye başladı. "Anksiyetem tuttu, bir dakika." dedi ve kendini sakinleştirmesi için ona biraz zaman verdim. Ardından yarattığı kişiliği kaybettiğini söyledi. Bu konuda Bay Xiangu'nun bana sorduklarını ona sordum. "Bu soruların cevabı seni yarattığın kişiliğine götürebilir. Benim kişiliğimin oturmasında çok yardımcı olmuştu." dedim. "Olabilir aslında. Ben bunu biraz düşüneyim." dedi. Benim ciddi bir psikolog gibi durmam onu rahatsız etmiş gibi hissettiğim an o moddan çıkıp ders notları almaya başladım. Bir yandan da onu dinliyordum. Anlık durup "Sen not mu alıyorsun?" diyince onu dinlemiyorum sandığını zannedip suçlu hissettim ve "Evet." dedim. "Hiç çaktırmıyorsun. Ciddi ciddi not mu aldın?" diyince durumun baya yanlış anlaşıldığını fark edip panikle "Hayır, hayır. Ders notu alıyorum." dedim. "Şuan sana inanmıyorum. Psikolojini çok geliştirmişsin. İyi oynadın, anlamadım bile." demeye başladı gülerek. "İnanmıyorsan ne yazdığımı göstereyim." dedim. "Göster." dedi. Cidden bana inanmıyor! Kameramı çevirip önce bilgisayar ekranını ardından defterimi gösterdim. Ancak o zaman inandı bana.


Bir süre benim psikolojimi konuştuk. "Sen psikolojik olarak çok geliştirmişsin kendini. Eskiyi hatırlıyorum mesela. Çok fark ediyor şuanki halin. Ciddiyet binmiş sanki sana." dedi. "Evet, eskiye nazaran daha ciddi bir yapım var. Arkadaşlarım bazen şaka yapmaya korkuyor. Aslında şakaları komiğime gidiyor ama ben gülmeyince kırıldım veya sinirlendim sanıp özür diliyorlar." dedim. "Ciddiyet iyi bir şey ama. Ben de ciddi bir insan olmak istiyorum." dedi. Biraz bunu konuştuk. Sonra yine aynı şeyleri tekrar etmeye başladı. Bir noktadan sonra yorum yapmama kararı aldım. Çünkü o an ihtiyacı olan şey tavsiye almak değil, birinin onu dinlemesiydi. -Size bunları oturup yazmahacağım elbette. Burası benim zihnimin mezarı, ayrıca kimliğini gizli tuttuğum insanlar hakkında o kadar kişilsel bilgiler veremem. Anlayışınızı bekliyorum.. - En son dayanamayıp "Biri sana büyü falan mı yaptı acaba? Tam işler yolunda giderken sürekli tepetaklak olması bana normal gelmiyor. Annene söyle bir hpcaya falan gidip baktırsın." dedim. Bunu söylerken ciddi değildim ama Onsra aniden "Hassiktir..." diyince donup kaldım. "Lisede bir kız vardı. Beni çok seviyordu ama ben aynı şekilde sevmiyordum onu. Arkadaşım olarak görüyordum. Kibarca reddetmiştim ama o peşimi bırakmamıştı. Evime kadar gelmişliği var onun. Bir gün bana sana öyle bir büyü yapacağım ki sürekli beni hatırlayacaksın demişti. Şimdi o geldi aklıma." dedi. "Oha.. yani yapmış olabilir mi?" dedim. "Bilmiyorum ki. Yapmıştır belki." dedi.


Aniden tarot kartlarıyla bunu öğrenebileceğimiz aklıma geldi ve kartlarımı çıkarıp karmaya başladım. "Ne yapıyorsun?" dediğinde onu susturup kart karmaya devam ettim. O esnada bir kart kendini attı. Kenarı ayırıp karmaya devam ettikten sonra bir tane kart çekip koydum ve kartları yelpaze gibi açıp arkasını görebilecek şekilde çevirip ona gösterdim. "Kart seç." dedim. Gözüne takılan karta gelene kadar elimi oynattım ama bir türlü bulamayınca "Dudağının altındaki kartın hemen arkasındaki." dedi ve doğru mu diye kartı gösterip onay aldıktan sonra çekip koydum. Kartlar: Tılsım Ası, Ay ve Kılıç Yedilisi. Tılsım asının kara büyüdeki anlamı ne bilmiyorum ama Ay ve Kılıç Yedilisi direkt kara büyüye işaretti. Panikten bildiğim bilgiden emin olamamıştım ve chatgptye kartları yorumlatmak istemiştim. "Ne yapıyorsun sen? Ne çıktı bana?" dedi ve "Sus, bakıyorum şimdi." dedim. Unuttuğum bir şey vardı. Gözlük takıyordum ve tüm ekran gözlüğümden yansıyordu. "Gözlüğünden görünüyor ki." diyince gözlüğü çıkarıp kafama taktım ve kart yorumuna baktım. Tabi yapay zeka kara büyü işin içine girince yorumlamaktan vazgeçmişti. Ama ben cevabı biliyordum.


Kartları tek tek gösterip ne anlama geldiğini söyledim. Büyüye inanmayan birine büyü tutmaz normalde ama etkilenmiş olma olasılığı çok yüksekti. "O kız da tarotla ilgileniyordu bu arada." dedi. "Tarotla mı ilgileniyordu? Pagan mıydı peki?" dedim. "Öyleydi galiba. Paganım demişti diye hatırlıyorum." dedi. "Trans bir arkadaşım var. Pagan cadısı. Yani en son öyleydi. Bu konuda ne yapabiliriz diye ona sorar öğrenirim." dedim. "Trans mı? Ne transı?" dedi. "Trans kadın. Çok güzel bir kadın olacak, şimdiden bebek gibi." dedim. Sonra bir insan neden büyü yapar diye sitem etmeye başladı. "Sana bir lafım yok bu arada, sen iyi şeyler için bu gücünü kullanıyorsun ama onlar çok kötü." diye araya not düşüp tekrar onları kötülemeye başlamıştı. "O kızın icabına bakarım ben. Adı, soyadı ve fotoğrafı lazım. Çok yanlış kişiye bulaştı. Ayrıca böyle bir şey yapmaya hakkı olan biri varsa o bendim. Rol çalmasın. Canına okurum onun." dedim.


Sonra konu benim ondan istediğim ama dile getiremediğim şeye geldi. Nereden bu konuya geçtik gram hatırlamıyorum. "Eğer doğru tahmin edersen seni onaylarım." dedim. "Doğru tahmin etsem bile söylemezsin gibi hissediyorum." dedi. "Gerçekten söylerim. Şuan çok dürüstüm." dedim. "Aklıma bir şey geliyor ama o değildir kesin." dedi. "Olsun söyle, belki doğrudur." dedim. Doğru çıkmayacak ne söyleyebilir ki diye düşünürken hiç beklemediğim bir şey duydum.


"Satürn'ü geri getirmemi istemezsin zaten ama aklıma bu geldi." dedi. Cümle zihnimde defalarca kez yankılanırken kulaklarım uğuldamaya başlamıştı. Satürn mü? Geri getirmek? Yutkunma isteğimi bile gerçekleştiremeyecek kadar kötü bir durumdaydım. Tüm modum değişmişti. Kalbim sızlıyordu. "Hayır, bu değil. Zaten öyle bir şey yapabilecek olsan bile bunu senden istemezdim." dedim. "Neden?" dedi. O an boğazıma bir yumru oturmuş gibi hissettim. Ağlamamak için kendimi sıkıyordum. "Çünkü..." diyebildim ama gerisi gelmiyordu. Konuşmak için ne zaman dudaklarımı aralasam dilim tutulmuş gibi hissediyordum. Onsra'nın yüzüne bakmak en sevdiğim ve rahatlatıcı bulduğum şey olmasına rağmen dönüp ekrandaki yüzüne bakamıyordum. Konuşabilmek için doğru kelimeleri seçmeye çalıştım. "İkiniz de benim için aynı.. yani hoşlandığım kişilersiniz. O yüzden istemezdim." dedim.


Suçluluk, ihanet... Bir ilişkide hissedilebilecek tüm berbat hisler damarlarımda dolaşmaya başlamıştı. Halbuki Onsra sevgilim değildi. Flört? Değildi. Onsra'nın gözünde eskiden güzel anılar yaşadığı ve şuan arkadaşı olan biriydim. Ama bu... ona karşı hissettiğim duygular.. Ona Satürn'ü anlatmak veya karşısında onun için acı hissetmek ona olan sevgime ihanetmiş gibi hissettirdi. Şuan ruhumla sevdiğim/aşık olduğum birinden eskiden hoşlandığım kişiyi diriltmesini isteyecek kadar pislik değildim sonuçta.


"Ne anlamda?" dedi. "Romantik anlamda." dedim. Başka ne diyebileceğimi bilememiştim. Yıllar önce zaten ona cinsel yönelimimle ilgili dürüst olup konuşmuştum. Şimdi düşününce aramızda bir şey olacağı varsa bile yönelimim yüzünden olmazmış gibi geliyor. Ne acı. Bir önceki yazımı hatırlarsınız, müdirenin bana söyledikleri... Hâlâ.. koca bir pislik gibi hissediyorum..


Ortamın farklı bir atmosfere büründüğünün farkındaydım. O yüzden tahmin edememiş olsa bile ona söyledim. "Şey diyecektim.. Yılbaşını birlikte geçirsek olur mu diyecektim ama olmaz zaten diye plan yaptım." dedim. "Olur aslında. Beni arayabilirsin." dedi. "Rudrayla plan yaptık. Onun yanında aramama bir şey demezse ararım." dedim. "Aynı şehirde mi yaşıyorsunuz?" dedi. "Evet, kukla yapacağız. Bitirme ödevi var. 2 metrelik kukla yapması gerekiyor. Bitirsin diye yardıma gitmiştim ama bitiremediği için mezun olamadı salak. Son güne sıkıştırdı çünkü. O günden sonra bitirmiştir diye düşündüm ama ellememiş bile. Ona yardım edeceğim. Ben olmasam bitireceği yok." dedim. "Baya yakınsınız yani. Ben sizi sanal sanıyordum." dedi. Rudrayla nasıl tanışıp sonrasında samimi olduğumuzu anlattım bir süre. Sonra kedilerimi göstermemi istedi ve kedilerimin ne kadar sevimli olduğundan, hayvanlara olan sevgisinden bahsetti.


Bir ara temas problemimle ilgili sorular sordu. Yine ve yine "Sen teması sevmiyorken evlendiğinde ne yapacaksın?" dedi. Hayda... Ben evlenmeyeceğim demekten bıktım o evlilik sorusu sormaktan bıkmadı. Yok yani ne dememi bekliyorsun? Benle evlenmeye niyetin mi var da soruyorsun bunları derler adama. "Eğer seninle evleneceksem sorun yok. Sana güvendiğim için rahatlıkla temas ederim. Zaten senle evlenmezsem biriyle evlenme gibi bir düşüncem yok." falan mı dememi bekliyor anlamadım ki. Akrabalarım bile bu kadar çok sormadı be. Aaa.. Bir şekilde kapadık bu konuyu.


Önümüzdeki ay taşınmayı planladığı için kaldığı yerle ilgili ufak tefek şeyleri konuşuyordu. O esnada biri "Sen telefonda mı konuşuyorsun? Kimle konuşuyorsun?" dedi. O an ikimizde duraksadık. Hadi Onsra'yı geçtim ben niye duraksıyorum? Ben cevap vericem sanki. "Arkadaşımla." dedi. "Kız mı erkek mi?" diye sordu bu kez. "Kız." dedi ve o an bir sessizlik oldu. Aralarında tuhaf bir bakışmanın döndüğü Onsra'nın yüzünden anlaşılıyordu ama neler döndüğünü anlamadım. Onsra oradan ayrılırken "Bazen böyle garip şeyler sorulabiliyor." dedi. "Yani... Gerçeği söylesek garipserlerdi sanırım." dedim. Sonra yine birileriyle konuşmaya başladı. Bende kedilerimle ilggileniyordum. Bana seslenmiş ama oradan birine seslendiğini sandığım için cevap vermemiştim. "Kızıl kraliçe" dediği an bana seslendiğini fark ettim. "Oradan biriyle konuşuyorsun sandım, pardon." dedim.


Bir süre daha aynı şeyleri tekrar etti. Bir daha böyle içini döker mi bilmiyorum. Telefonu kapamadan önce onu dinlediğim için teşekkür etti. Umarım biraz bile olsa rahatlamasını sağlamışımdır.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Etki

17/02/2026 Bugün yaşadığım şeyleri hâlâ sindirmekte zorlanıyorum. Asla ama asla beklemediğim şeyler oldu. Dün olanları zaten yazmıştım sizin için. Şimdi devamında olan olayı anlatacağım. Hazır mısınız

 
 
 
Yıldızlara Hapset

16/02/2026 Bir önceki yazımda az çok nasıl bir ruh halinde olduğumu anlamıştınız. Bu yazıyı hatırlatıyorum çünkü uzun bir süre duyduklarımın ağırlığını atamadım üstümden. Berbat haldeydim. Kimseyle ko

 
 
 
Tatlı İlgi

26/12/2025 Gece 02:47... Hasta olduğum için doğru düzgün uyuyamıyorum ve canım sıkılmaya başladı. Nasıl mı hasta oldum? Dün ablam hasta olduğu için bebiş yeğenime bakabilecek durumda değildi. Bende be

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

© 2024 by Mezardaki Çiçek and secured by Wix

  • Tumblr
  • Pinterest
  • Spotify
  • Instagram
bottom of page