top of page

Tütsü Meditasyonu

Güncelleme tarihi: 12 Ara 2025

17/11/2025 ve 18/11/2025


Bugün iki günü birleştirerek anlatacağım size. Çünkü biri ayın 17'sinin gece yarısına doğru diğeri ise ayın 18'inin sabahın köründe gerçekleştiği şeyler. Öyleyse başlıyorum.


Nihayet ders çalışmak için motivasyonumu kazanmış şekilde ders notlarımı geçirip testler çözüyordum. Örneklerde veya sorularda veya test kitabını hazırlayan hocaların arasında sürekli Onsra'nın adına denk gelmiştim. Bir noktadan sonra bu tesadüf olmakta çıkmıştı benim için. Hepsinin fotoğrafını çekip Onsra'ya gönderdim ve kısa bir sohbet için alan sağladım.


Görüşmeyeli ne alemde diye sordum ve hem sağlık hem iş anlamında sıkıntılı olduğunu söyledi. Onun için tütsü meditasyonu yapmak geldi aklıma. Kendim için yaptığımda oldukça işe yaramıştı. O yüzden yine işe yarar diye düşündüm. Onun için bunu yapmamı ister mi diye sordum ve kabul etti. Fazla vakit kaybetmeden hemen harekete geçerek meditasyon planı oluşturdum. Ardından loş ışıklı bir ortam hazırlayıp tütsü yaktım ve sol elime yeşim taşı, sağ elime ametist taşını aldım. Yeşim taşı iyileştirme, sağlık, şifa enerjilerini bulunduran bir taş. Ametist ise tüm kötü enerjiyi içine hapseden bir taştır.


Bağdaş kurup tütsü dumanıyla taşlarımın enerjisini nötrledim ve meditasyona başladım. Odaklanmak tahmin ettiğimden çok daha zor oldu. Ne zaman Onsra'ya odaklanmak istesem bir şeyler ters gidiyordu. Normalde Onsra'yı zihnimde öyle net canlandırırdım ki sanki elimi uzatsam onu tutabilirmişim gibi hissederdim. Bu kez gözümün önünde gülüşünü bile canlandıramadım. Ayrıca üstüme feci bir ağırlık çöktü. Zar zor zihnimde yüzünü canlandırdığımda ise acı çektiğini gördüm.


Bir şey onu boğuyor gibiydi. Acı içinde bağırdığını bile duydum diyebilirim. O an nasıl bir yol izleyeceğimi şaşırdım. Kendime bu tütsülü arınmayı yaparken bu tarz şeyler olmamıştı. Her şeyden önce kötü enerjileri ondan uzaklaştırmam gerekiyor gibi hissettim. Bunu yaptıktan sonra üstümdeki ağırlık iki katına çıktı. Sanki yüzlerce kilo ağırlığında bir şey üstüme oturmuş gibiydi. İlk önce Onsra'yı korumaya aldım ve ardından tütsüyü kendi etrafımda dolaştırarak ondan çıkan enerjiden kendimi korudum. Garanti olması içinse bunu birkaç kez tekrarladım. Ardından evrendeki tüm saf, iyi ve şifacı enerjileri Onsra'ya yönlendirdim. Tabi bu işlemi birkaç kez tekrar etmem gerekti.


Tüm meditasyon bir saat sürdü. Aslında bir tütsü daha yakıp devam etmeliydim ama o enerjiyi kaldırabilecek gücüm kalmamıştı. Bu yüzden meditasyonu tamamlayıp Onsra'ya meditasyon sürecini ve bitişini bilgilendiren bir mesaj atıp uyudum.


Gece gördüğüm garip rüya yüzünden uykum bölündü. Saati kontrol etmek için telefonu elime aldığımda Onsra'dan mesaj geldiğini gördüm. Çok kısa bir süre mesajlaştıktan sonra beni normal bir şekilde aradı. Zaten uykumdan yeni uyanmıştım ve tek gözümle cevaplamaya çalışıyordum. Gerçi cevaplamıştım da. Telefonu kulağıma götürüp "Alo?" dedim. Ses yoktu. "Alo? Onsra? Alo!" kaşlarımı çatıp telefonu geri çektiğimde yeni bir arama gördüm. Ya az önce yanlış görmüştüm ya da Onsra kapatıp tekrar aramıştı. "Hay elimin ayarını ya." diyip tekrar tek ve yarım açık gözümle aramayı cevaplayıp telefonu düzgün tutmaya çalışıyordum. Ekrana bakabilecek kadar gözlerimi açamamıştım tabi.


"Vay be. İkimiz de aynı şekilde yan yatıyoruz." dedi. Hafifçe kaşlarımı çatıp bu kez iki gözümü birden açıp ekrana baktım. Gerçekten söylediği gibiydi. O an gülümsemeden edemedim. Sanki onun yanında uyanmışım gibi hissetmiştim. Yan yana uzanmış konuşuyor gibiydik o an. "Yeni uyandım. Garip bir rüya gördüm ve uykum bölündü." dedim. "Nasıl bir rüyaydı?" dedi. Kısaca gördüğüm rüyayı anlattım. Sonra onun neler yaptığını sordum.


Son günlerde aşırı gergin hissettiğini ve bazı şeyleri batırdığını söyledi. "Noldu ki?" dedim. "Geçen annemlerle konuşuyordum. Birden patladım. Sürekli aksilikler yaşadım ya. Bunları söyleyip biraz ağır konuştum anneme." dedi ve kısaca olanları anlattı. "Baya ağır konuşmuşsun. Benim çocuğum bana böyle şeyler söylemiş olsaydı çok üzülürdüm." dedim. "Sonra özür diledim zaten ama yine de kırıldı tabi." dedi. Bu gerginlik durumu için hastaneye gideceğinden bahsetti. Umarım iyi bir sonuç elde eder.


"Son iki senem yok. Kayıp yani. Ne ilerledim ne de başka bir şey oldu. Olduğum yerde sayıyorum." dedi. "Bu bende de olmuştu. Yeni kişilik yarattığında ayak uydurmak zor olmuştur, anlıyorum." dedim. "Yok ya aslında o kişiliğim çok iyiydi. King gibi düşün. Ama ben batırıp yok ettim onu. İki kez tökezledim. Eğer bir kez daha tökezlersem pes edicem." dedi. "Sana orası pek yaramadı gibi geldi bana." dedim. Bir süre bunun hakkında konuştuk.


Hayalime, hedefime aşık biri olarak Onsrayla empati yaptığımda kendimi çok kötü hissediyorum. Onsra oraya kendi hayalleri için gitmişti. Hayallerini gerçekleştirmeye çok yaklaşmışken aniden her şeyin tepetaklak olması cidden çok can acıtıcı olmalı. Onu en kısa zamanda kanlı canlı karşımda görüp sımsıkı sarılmayı çok istiyor olabilirim ama bu şekilde pes etmiş halde dönsün istemem. Hayallerine gittiği bu zor yolculuğunda onu tüm kalbimle destekliyorum. Umarım daha fazla acı çekmez.


Bu konuları konuştuktan sonra aklıma çıkarttırdığım kartlar geldi. "Ay ben sana bir şey göstermek istiyordum. Biraz bekleticem seni." diyip yataktan kalktım ve çalışma masamın yanına gittim. Tüm kartlar çekmecemdeki kilitli poşette duruyordu. Ona ait olan kartı çıkarıp gösterdim. "Bak bakalım burada ne var." dedim. Kartı görür görmez "Vaay.. Çok iyi olmuş. Bu baya bana benziyor." dedi. "Eh herhalde." dedim. "Harbi çok güzel olmuş. Nerede çıkarttırdın bunları peki?" dedi. "Meslek sırrı, söylemem." dedim. Kartı yerine koyduktan sonra tekrar yatağıma döndüm ve biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapadık.


O an şunu fark ettim, her konuşmamızda yüzünün her ayrıntısını incelemeyi çok istiyorum ama o bana bakarken utandığım için ona bakamıyorum. Sürekli başka yerlere bakıyorum utancımdan.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Etki

17/02/2026 Bugün yaşadığım şeyleri hâlâ sindirmekte zorlanıyorum. Asla ama asla beklemediğim şeyler oldu. Dün olanları zaten yazmıştım sizin için. Şimdi devamında olan olayı anlatacağım. Hazır mısınız

 
 
 
Yıldızlara Hapset

16/02/2026 Bir önceki yazımda az çok nasıl bir ruh halinde olduğumu anlamıştınız. Bu yazıyı hatırlatıyorum çünkü uzun bir süre duyduklarımın ağırlığını atamadım üstümden. Berbat haldeydim. Kimseyle ko

 
 
 
Tatlı İlgi

26/12/2025 Gece 02:47... Hasta olduğum için doğru düzgün uyuyamıyorum ve canım sıkılmaya başladı. Nasıl mı hasta oldum? Dün ablam hasta olduğu için bebiş yeğenime bakabilecek durumda değildi. Bende be

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

© 2024 by Mezardaki Çiçek and secured by Wix

  • Tumblr
  • Pinterest
  • Spotify
  • Instagram
bottom of page