Tükenmişlik
- Mezardaki Çiçek

- 4 Ağu 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 Eki 2025
04/08/2025
Mürekkebi bitmek üzere olan bir kalem gibi hissediyorum. İşe yaramak için fazla hırpalanan ama sonuçta bir halta yaramayan o kalem gibi.
Yıllardır hedeflediğim okul ve bölüme bu kadar takık olma sebebimi mesleğime aşık ve tüm hayatımı bu hedefe göre yaşamış olmama bağlıyordum. Tek sebep bu değilmiş. Lise yıllarında bana zorbalık yapanlar "Sen zaten bir tasarımcı olamazsın ki. Güzel çizemiyorsun, X senden daha güzel çiziyor. Üstelik senden daha geç başlamıştı eğitime. Ayrıca cidden yetenekli olsaydın bir tasarımcı seni keşfederdi. Benim arkadaşım falanca ünlü tasarımcıyla çalışıyor mesela." gibi şeyler söylerlerdi. Zaten onlara olan öfkemi biliyorsunuz. Bu sözler tuzu biberi diyelim.
Bir başka sebep ise hangi hocalarla çalıştıysam hep bir sorun yaşadım. Bir dönem ünlü bir modacının hocasıyla annem tanışmıştı ve hoca numarasını bırakıp atölyesine bizi davet etmişti. Birkaç çizimimi annem gösterdiğinde yeteneğimin muazzam olduğunu ve hedeflediğim her şeyi başarabileceğimi söylemişti. Peki atölyesine gidebildim mi? Hayır. O dönem çalıştığım hoca bana "Bu çizimlerle adamın karşısına çıkmaya utanmayacak mısın? Kendini geliştirmeden böyle bir saçmalık yapma." dediği için adamı bir kere bile aramadım. Kaldı öyle. Bu olay olduğunda henüz 16 yaşında bile değildim. Gerisini siz düşünün.
Zihnim tüm bu olanları biriktirdi, biriktirdi ve biriktirdi. En nihayetinde koca bir yaratığa dönüşüp karşıma geçti. Ne zaman sınava hazırlanacağıma kendimi ikna etsem başıma sürekli bir şeyler geldi. Küçük yaşta ablamın taciz edilişine şahit oluşumu öğrenmem, ağır bunalımlar ve kedimin ölümü. Sanki hayatım yeterince kötü değilmiş gibi üstüne ülke ayaklandı. Oh mis.
Geçen yıl sınava girmeye anca güç bulabilmişken bu sene "Zaten baraj puanı bile geçemem" diye düşünüp bunalımıma kaldığım yerden devam ettim. Sonuç? Beklediğimin iki katı puan şak diye gözüme sokuldu. Hoppala. Puanı öğrendiğim andan itibaren çok yoğun bir tempoda yetenek sınavlarına hazırlanmaya başladım. Geceleri uyumuyorum, 3-4 saatlik uykuyla güne başlayıp tüm gün + tüm gece nefes almadan sınavlara çalışıyorum. Duş almayı geçtim tuvalete gideceğim zaman bile 4-5 defa düşünüyorum. Bir saniye bile çok kıymetli çünkü. Peki bu kadar sıkı çalışmamın karşılığı ne oldu? Koca bir HİÇ.
Haftaya değil ondan sonraki hafta sınavlar başlıyor ve ben hazır değilim. Ne hayalden figür ne de hayalden portre çizebiliyorum. Bu iki şey yoksa ben nasıl sınavda bir sonuç çıkartabilirim ki? Çıkaramam. Üstelik süreyle yarışıyor olacağız. Mümkün değil yetişmez bu saatten sonra.
Bu benim için basit bir sınav değil. Ben o an yalnızca sınava değil zihnimle olan biyük savaşımın tam ortasına girmiş oluyorum. Geçen yıl zihnim kazandı. Peki ya bu sene? O siktiğimin okulunu kazanamadığım sürece savaşı kazanan hep o olacak ve ben fazlasıyla hırpalanmış, bitkin ve yorgun haldeyim. Ayakta zor duruyorum. Boşa mıydı tüm çabam? Bir ay boyunca ben koca bir hiç için mi yordum kendimi?

Bu yoldan geçmiş biri olarak söylüyorum lütfen pes etme, asilden olmasa bile yedek listelerden hala kayıt olma şansın olabilir. Sadece mümkün olduğunca çok anatomi, perspektif, mekan çizimleri ve imgesel çalış. Umarım başarırsın, seni destekliyoruz <3