Kırılma Noktası
- Mezardaki Çiçek

- 10 Nis
- 2 dakikada okunur
13/03/2026
Kimsenin benden beklemediği bir şey yaptım. Hatta ben bile kendimden beklemezdim. Bugün çok erken saatlerde Angela'ya mesaj attım. Şaşırtıcı, değil mi? Peki neden? Neden ona mesaj atmış olabilirim sizce?
Çok düşündüm. Bay Xiangu ile olan son görüşmemden beri o dönemi hatırlamak için çok düşündüm. Bana hatırlatabilecek şeyler aradım haftalarca. Aklıma aniden Angela için hazırladığım hediyeler geldi. Bir defter hediye etmiştim ona. Tarih atıp o tarihte birlikte neler yaptığımızı yazdığım bir defterdi. Bununla birlikte sayısız hediyeler vermiştim ona. Yüzleşme yaptığımız gün bana hediyeleri atmadığını söylemişti. Bu yüzden o defterin benim çıkış biletim olacağını düşünerek mesaj attım.
Ellerim titredi ona yazarken. Midem bulandı, kalp çarpıntım başladı ve vücut ısım düştü. Yardım etmeyi kabul eder miydi emin olamamıştım çünkü son konuştuğumuzda baya kavga etmiştik. Aramız buz gibiydi yani. Hatta eskisinden daha beterdi. Kullanılmış ve kenara atılmış gibi hissettirmişti. Her neyse, bana faydası olacaksa yardım edebileceğini söyledi ve belirlediği saatte hatırlatma yapmamı söyledi. Yakın zamanda odasını temizlerken eski eşyaları attığı için hediyelerimin çöpe gitmiş olma ihtimali çok yüksekmiş.
O saat gelene kadar neler çektim bilemezsiniz. Saatler ilerlemiyordu sanki. Zaman bana inat durmuş ve ağır ağır akıyor gibi hissettiriyordu. Nihayet o saat geldiğinde hatırlatmamı yaptım ve... Ne bekliyordum ki zaten. Hepsi çöpe gitmiş. Bir tane bile bir şey bırakmamış. "Bu benim için çok değerli, ne olursa olsun sakla." dediğim küçük köpek peluşumu bile atmış. Yani... Elde var koca bir sıfır.
Son çıkış biletimin kullanma tarihi çoktan geçmişti. Çıkış yoktu ve bu bilinmezliğe hapsolmuştum. Çaresizliğin dibini boylarken ne bok yiyeceğimi düşündüm. Okul binası bile yıkılmıştı. Sanki evren o yılları hatırlamamam için tüm kanıtları sırasıyla yok ediyordu. Bu bana şunu düşündürttü. Ya tüm bu olanlar benim uydurmalarımsa? İşte bu soruyu kendime sormamla birlikte o geçmişten arta kalan bir kanıt aklıma geldi. Beni tehdit eden Mina'nın ses kayıtları...
Bu durumda kafamda uydurduğum hiçbir şey olamazdı. Peki tüm bunlar yaşandıysa ve ben hatırlamak için çaba gösterdiğimde hatırlamıyorsam ne yapmam gerekirdi? Bilinmezliğin terapisi olabilir miydi? Olasılıkları değerlendirerek bir sonuca varılabilir mi peki? Bunun çok sağlıklı olacağına inanmıyorum. Peki nasıl sağlıklı bir şekilde bu süreci atlatabilirim?
İşte peş peşe sorduğum bu sorularla beraber kırılma anı yaşadım. İçimde bir şeylerin çatırdama sesi yankılandı. Bu çatırdama belkide ruhumun esaretten kurtulmasını sağlayacaktı. Belki de bu çatırdama üstüme tüm duvarların yıkılıp enkaz altında kalmama sebep olacaktı.

Yorumlar