top of page

Evlilik?

Güncelleme tarihi: 29 Ara 2025

11/12/2025


Bu sabah Onsrayla görüntülü konuştuk. Son konuşmamızın üstünden baya zaman geçti. Yine ve yine çok tatlı görünüyordu. Belki de tanıştığımızda çok tatlı bir çocuk olduğu için hâlâ onu sevimli buluyordum. Yok ya... Bence hâlâ tatlı bir yüzü var.


En son hastaneye gidicem diyip gitmediği için azarlamıştım onu. Nihayet gitmiş hastaneye. Kendini fazla yorduğu için sinir sistemi bozulmuş sanırım. Nörolojiye falan göründüğünü söyledi. Kısacası vücudu artık isyan ediyor. Belki de meditasyon yaparken gördüğüm şeyler vücudunun isyanıydı? "Ben sana kendini çok yorma demiştim. Beni dinleseydin şuan bu halde olmazdın." dedim. Onsra hastane işlerinden çalışamadığını anlatırken bir yandan odasını toplayıp kirli çamaşırlarının lafını yapmaya başladı. İlişkinin yeni boyutuna geçtik galiba. Kirli çamaşır muhabbeti daha önce yapmadığımız bir şeydi çünkü.


Oraya ilk gittiği dönem hem daha sağlıklıydı hem de daha sistemli çalışıyordu. Kendini bu kadar yorduğunu bile hatırlamıyorum. Şu ana kıyasla o dönem daha çok konuşuyorduk çünkü öyle bir vakti olabiliyordu. Bunların kayıtları bile var, eski yazılarıma bakmak yeterli. Ona ilk gittiği dönemi hatırlattığımda "Harbi ilk geldiğimde her şey çok iyiydi. Benim için her şey çok kolaydı. Anlaşmalı evlilik muhabbeti falan vardı..." diye o konuşmaya devam ederken ben evlilikten sonrasını bir uğultu gibi duymaya başladım. Evlilik mi? Bir ton şey söyledi ve benim takıldığım tek nokta burası, evet.


Anlaşmalı diye belirtmiş bile olsa bir gerçek yüzüme tokat gibi çarptı. Anlaşmalı evliliği bırak biriyle evlenlendiğinde geri dönüşü olmayacak şekilde Onsra'nın hayatından çıkmış olacağım. Onsra benim hayatımda ancak o evlenene kadar kalabilecek biri. Ondan sonrası yok. Galiba benim masalım mutsuz sonlu olanlardan... Ne komik... Sonsuza kadar aşkımız sürsün diye ona sonsuzum diye hitap ederken hikayenin sonunu görecek gibiyim. Şimdi aranızdan birileri çıkıp "Ya belki seninle evlenecek? Karalara bağladın iyice!" diye beni azarlayanlar olacaktır. Hayal gücünüze hayranım gerçekten. Izanamiyi daha tanıyamadınız mı? Benim kafamın içi olumsuz senaryoları sever. Bir kere o mutlu sonlu hikaye hayalini kurduk ve sonra ne oldu hatırlıyorsunuz değil mi?


Olabildiğince bu kelimeye takılmamış gibi yapıp bozuntuya vermemeye çalışarak sohbete devam ettim. O sırada yanıma kedim geldi. "İki çocuk annesi olmak çok zor." dedim kedimi severken. "Evet, kedi annesi olmak bile bu kadar zorsa çocuğu düşünemiyorum." dedi. "İşte bu yüzden çocuğum olsun düşüncem yok." dedim. Konuyu kapatmaya çalışıyordum çünkü iki sene önce yaptığımız o muhabbet tekrar açılsın istemiyordum. "Hiç mi yok? Anne olmak istemiyor musun?" dedi. "Çocuğu bırak evlenmeyi düşünmüyorum ben. Evlenmeden çocuk yapmayı düşünmekte saçma olur herhalde." dedim. "Evlenmeyi hiç mi düşünmedin?" dedi. "Düşünmedim." dedim.


Yalan. İki yıl önce aklıma bunu soktuğu için bir dönem "Lan acaba cidden evlenseydik nasıl olurdu?" diye uzun uzun düşünmüştüm. Hatta bu dönem bir şarkı keşfetmiştim. İlk dinlediğimde "Onsrayla evlenseydik düğünde dans şarkımız net bu olurdu." demiştim. Peki o şarkıyı şuan açıp dinleyebiliyor muyum? Hayır.


"İstemiyor musun?" dedi. "İstemiyorum." dedim. Kısmen yalan... Eğer biriyle evleneceksem bu kişi Onsra'dan başkası olamaz zaten. Mümkün değil. Neden mi? Biliyorsunuz, pek çok kişiyle görüştüm. Hatta en son bu yaz "Senden çok etkilendim." diyen birine şans mı versem diye düşünüp sonrasında ne kadar siktiriboktan muamele gördüğümü anlatmıştım size. Kafamın içini görüp kaçtı hepsi. Taciz olayları yüzünden temas problemi yaşadığım için "Bununla uğraşılmaz." diyeni de gördük. "Kedilerin mi var? Ananla babanda ayrıdır kesin. Psikoloğa da gidiyor musun bari?" diyen de gördük. Gay/trans arkadaşlarım var diye garipseyeni de gördük. Tüm bunlarla kıyaslandığında -ki asla kıyaslanamayacak kadar mükemmel biri Onsra- Onsrayla bir ömür geçirebileceğimi düşünmem normal değil mi? Temas problemimden bahsettiğimde bambaşka kıtadan, dünyanın öbür ucundan yardımcı olmaya çalışmadı mı? Kendimi kötü hissettiğimde benimle ilgilenmedi mi? Buraya listelersem günlerce okuyacağımız şeyler çıkar. Belki kibarlığından falan yapıyordur bunları. Hoşlantı ihtimalini kenarı bırakarak konuşuyorum. Benimle aynı duyguları hissetmiyor olsa bile ben bana böyle davranan biriyle bir ömür geçirmek isterim. Onunlayken rahatım. Kendimi daha iyi hissediyorum. Daha çok kendimmiş gibi hissediyorum.. En önemlisiyse güvenli bölgemdeymiş gibi hissediyorum.


"Hayatın boyunca hiç evlenmeyecek misin?" dedi. "Evlenmicem." dedim. "Peki evlenmeyip ne yapmayı planlıyorsun?" dedi. "Kariyer." dedim. Bak bu yalan değil işte. "Kariyer yaptın diyelim. Sonra?" dedi. O an yutkunup telefonu yüzüne kapamak istedim. İki sene öncesinin tekrarını yaşıyordum sanki. "Bak ben çocukken bile kariyer hayali kuran biriydim. Hiçbir zaman evlilik hayali kurmadım. Bu yüzden kariyer hedeflerimin ucu bucağı yok." dedim.


Yine yalan söyledim. Kariyerden sonra sıra evliliğe gelir diye düşünürdüm hep. Hatta yine ve yine Onsra olacaksa evlenirim yoksa banane evlilikten bile diyordum. Yalan üstüne yalan söyledim. Bir sebebi var mı? Sanırım var.


Ben galiba umudumu kaybettim. Çok komik geliyor, değil mi? Bu güne kadar umudumu kaybetmedimde ne olduda kaybettim, onu düşünüyorsunuz kesin. Ben ne zaman bize inanmak istesem bir şeyler ters gidip duruyor. Hem.. belki o uzak mesafe istemiyordur artık. Ne bileyim... Belki artık onun ilgisini çeken kızlardan değilimdir. Şimdi "E bu senin duygularını bile bile niye konuşup konuyu buralara getiriyor." diyeceksiniz. Bilmiyorum. Sormak istemiyorum çünkü bu konulardan ben bile kaçıyorum. Bir gün cidden bize bir şans vermek istese inanmam herhalde. Öyle geliyor bana. Belki de hastalıklı zihnim bu konuyu benim için fazla trajik hale getiriyordur. Belki de cidden bir şeyler hissediyordur ama henüz hazır hissetmiyordur. Ne bileyim ya... Bin tane olasılık var. Benimle aynı duyguları hissetmek zorunda değil sonuçta.


O benimle değilde başkasıyla evlenecekmiş geliyor bana sürekli. O gün geldiğinde ben çıkacağım hayatından. Tabi bu üzüleceğim anlamına gelmez. Benim yüzümün güldüğü dönemlerde her zaman o vardı hayatımda. O yüzden onun mutluluğu benim için çok daha büyük bir lütuf. O mutluysa gerisi önemli değil. Hem Izanaminiz alışıktır öyle mutsuz sonlara. Daha beterlerini de gördük, değil mi?


Benim sonsuzluk masalım imkansız bile gelmiyor artık. Çünkü imkansız kelimesini kullanmak bile bu masalı imkanlıymış gibi gösteriyor. Durumum o derece vahim anlayacağınız. En son iki sene önce umudum vardı işte. O süslü püslü varsayım ve hayallerden sonra feci çakıldım yere. Bana mutlu sonlu hayaller kurmak yaramıyor galiba. Gerçi... Hiçbir masalım mutlu sonla bitmedi ya.. Neyse, fazla içinizi kararttım. Özür dilerim. Sadece sizin değil, bu satırları okuyacak olan Onsra'nın bile içi kararmıştır. Onsra, tanıştırayım sonsuzum. Bu depresif kafa yeni kişiliğimin bir parçası. Tanıdığın neşeli kişiden daha zıt, değil mi? Yüzüne söyleyemediklerimi okutmakta ayrı bir olay ama alışmışsındır sen.


Konuya dönelim hemen. Daha sonra bir arkadaşıyla buluşup dışarıda oturdu. Yine sohbet ediyoruz tabi. Ben ders çalışmak için hazırlık yaparken arkadaşı beni sormuş. Onsra ismimi söyleyince ekrana baktığımda anladım. Arkadaşı ismimi değil de daha çok kim olduğumla ilgileniyor gibiydi çünkü Onsra ısrarla adımı söylediği halde arkadaşı kim olduğumu sormaya devam ediyordu. Onlar konuşurken bende bilgisayarımdan pdf notlarımı açıyordum ki Onsra benim için bir şey söyledi. Tam olarak emin değilim ama "yakın olduğum biri" dedi yüksek ihtimalle. Kim oduğumu öğrenen bu arkadaşı nihayet sorguyu bırkmıştı ve sanırım bana laf attı ama gram anlamadığımdan Onsra'nın benim ingilizce bilmediğimi ve anlamadığımı söylemesiyle fark edebildim. Bu sefer de Türk olup olmadığımı sormuştu ve olumlu yanıt alınca "Nasilsin?" demişti. Öyle beklemiyordum ki ekrana bakıp gülmeye başladım. "Sen mi öğrettin ona?" dedim gülerken. Anlık şokla Türkçe tşekkür ettim sanki anlayacakmış gibi. Onsra çevirisini yaptı tabi. Arkadaşı da bildiği Türkçe şeyleri söylüyordu bir yandan.


"Bak sana ne göstericem. Geçen gün çektim. Çok tatlı değil mi?" diyip bana bir fotoğraf gönderdi. Aramayı küçültüp kenarı alarak fotoğrafı açtım. Köşede Onsra bulunuyordu ve bir telefon görüşmesinden alınan ekran görüntüsüydü. Onsra'ya bakmaktan asıl bakmam gereken kişiyi geç fark edip "Bu kim?" dedim. "Tanımadın mı?" dedi. Üst kısımda Annem yazısını görünce "He annenmiş, tamam. Ütte yazıyormuş. Nerden tanıyayım, anneni daha önce görmedim ki. Sen benim annemi gördün." dedim. Annesini çok incelemeye fırsatım olmadı ama annesini andıran bir yüze sahip Onsra. Biraz daha sohbet ettikten sonra şarjı bitmek üzere olduğundan kapattık telefonu

Son Yazılar

Hepsini Gör
Etki

17/02/2026 Bugün yaşadığım şeyleri hâlâ sindirmekte zorlanıyorum. Asla ama asla beklemediğim şeyler oldu. Dün olanları zaten yazmıştım sizin için. Şimdi devamında olan olayı anlatacağım. Hazır mısınız

 
 
 
Yıldızlara Hapset

16/02/2026 Bir önceki yazımda az çok nasıl bir ruh halinde olduğumu anlamıştınız. Bu yazıyı hatırlatıyorum çünkü uzun bir süre duyduklarımın ağırlığını atamadım üstümden. Berbat haldeydim. Kimseyle ko

 
 
 
Tatlı İlgi

26/12/2025 Gece 02:47... Hasta olduğum için doğru düzgün uyuyamıyorum ve canım sıkılmaya başladı. Nasıl mı hasta oldum? Dün ablam hasta olduğu için bebiş yeğenime bakabilecek durumda değildi. Bende be

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

© 2024 by Mezardaki Çiçek and secured by Wix

  • Tumblr
  • Pinterest
  • Spotify
  • Instagram
bottom of page