top of page

Geçmişin Mezarını Aç #1

16/12/2025


Bugün Bay Xianguyla bu güne kadarki en zorlayıcı seansı gerçekleştirdik. Sürekli konuşmaktan kaçtığım, buraya bile seri halinde anlatacağımı söyleyip devamını getiremediğim şeylerin üzerine attığım ölü toprağını birlikte tekmeledik. Daha önce hiç konuşmadığımız gerçekleri konuştuk. Ayrıca bana tuhaf gelen bir durum daha vardı. Normalde ben ona siz diye hitap ederdim ve o senli benli konuşurdu. Bu kez o da benim gibi sizli bizli konuşunca gerildim. Alışık olmadığım bir durumdu ve sanki başka biriymişim gibi hissettirdi. Başka birini konuşturuyormuşum gibi geldi. Belki de zihnimle konuşmaya çalışıyordu? Sonuçta en dip köşelere bu ağır travmaları saklayan zihnimdi.


Fazla vakit kaybı olmasın diye direkt geçen seans gösterdiğim resmi tekrar açıp önüne koydum. İstediğim yerden başlayabileceğimi söyledi ama ben nereden başlayacağımı bilmiyordum. Sorular sorarak beni yönlendirmesi üzerine kafamın içindeki cesetlerden bahsettim. Öfke duyduğum herkesi kafamın içinde tekrar tekrar diriltip nasıl öldürdüğümü anlattım. Her cesedin birden fazla kopyası olduğunu ve bu cesetlerin zihnimde dağınık hallerde yer aldığını söyledim. Bunları öyle bir ses tonuyla anlattım ki kendimden korktum. Izanami kimliğimin o psikopat yanını ilk kez apaçık görmüş ve göstermiştim. Hani bazı katiller zevk ala ala nasıl cinayet işlediğini anlatır ya, ona benziyordu. Belki o an tescilli manyak olmuşumdur Bay Xiangu'nun gözünde. Neden bu kişileri diriltmeye ihtiyaç duyduğumu sordu. "Hepsinin zihnimdeki vadesi onlara olan öfkem kadar. Mesela olayın başı, o başı alıp çığ gibi büyütenler ve bu çığa inanıp hareket edenler diye gittikçe uzuyor. Öfkemin boyutuna göre öldürme sayım değişiyor. Mesela olayı başlatana olan öfkem 1'se ölüm sayısı 50'dir. Çığ gibi büyütenler de 2'yse ölüm sayısı 100'dür. Yani giderek katlanıp çoğalıyor." dedim.


Neden öfkeli olduğumu sordu. Başıma gelen her şeyin sorumlusunun onlar olduğunu söyledim. Sonra yaptığım çizimde vermek istediğim mesajı doğru anladığından bahsettim. "Ölmesi gereken bendim ama onlar son anda hedef değiştirdiler. Bu hikayenin sonunda Satürn öldü. O yüzden o mezarda yatan kişi ben olmalıydım diye düşünüyorum. Ayrıca şöyle bir detay var. O sıradan bir kaza mıydı yoksa Satürn cidden intihar mı etti bilmiyoruz." dedim. Ben böyle diyince onun garibine gitti tabi. "Kazayı yapan ablası asla konuşmuyor. Kaza sabahı Satürn'ün, annesine gönderdiği uzun bir mesaj var. Okuduğumda intihar olasılığı bana da mantıklı geldi." dedim ve kazayla alakalı neden bir şeyler öğrenemediğimizi anlattım. "Yani kesin bir cevaba ulaşamadığın için bu durumdan çıkamıyorsun. Belki net bir cevabı olsa içinde bulunduğun bu durumu daha rahat çözebilirdin." dedi. Haklıydı, koca bir çıkmazın içindeydim adeta. "O yüzden zaten zihnim bu halde, çıkmaz yolda gibiyim. Çakılı kaldım bu ânâ." dedim.


"Peki onlar senin gözünde ne kadar güçlü?" dedi. O an ne diyeceğimi bilemedim. Aslında deli gibi güçten ziyade arkalarında duran kişi ön plandaydı. "Bilmiyorum. Bildiğim tek şey ne yaparlarsa yapsınlar ceza almıyorlardı. Zorbalığa uğrayanları korumak yerine onları cezalandıran bir müdiremiz vardı." dedim. Yüz ifadesinden bunu daha da garip bulduğu ve anlamlandıramadığı açıktı. Bu yüzden şahit olduğum konuları anlatmaya başladım. "Mesela bir gün arkadaşımla lavaboya gitmiştik. Tuvaletin kapıları kapanmadığı için birimiz kapı tutarız hep. Yine öyle yapıyorduk ve tek biz vardık. Sonra üst sınıflardan bir kız geldi ellerini yıkamak için. O kızı tanıyoruz bu arada, lezbiyen bir kız ve herkes bunu biliyor. Ben arkadaşımı beklerken birden 10'dan fazla kız içeri daldı ve bu kızın üstüne yürüdü. Zaten kutu gibi yer, iyice sıkıştık. Bu kıza yapmadıkları kalmadı ama hiç ceza almadılar. Ceza alan kişi madur kız oldu. Sırf cinsel yönelimi onların normaline uymadığı için suçlu oldu. Eğer normale uyan biri değilseniz pisliksiniz onların gözünde. Benim olayıma gelirsek, asla açıklama yaptırmadı bana. Hasta olduğumu ve Almanya'ya gidip tedavi olmam gerektiğini söyledi. Ne kadar aşağılık, ne kadar iğrenç ve tiksinç biri olduğumu söyledi. O günden beri kendimi çöpten bile daha pis hissediyorum. Eğitimci dediğin öğrencileri düşünen; mağdurun yanında olan, psikolojik açıdan en az zararı alması için uğraşan ve öğrencileri topluma kazandıran biri olmalı. Peki ya bu? Böyle eğitimci olabilir mi?" dedim.


Bay Xiangu tek kelime bile edemedi. Yüz ifadesi tüm şaşkınlığı ve dehşeti içeriyordu. Ne tuhaf, Bay Xiangu'ya ilk gittiğim zamanlar amacım gördüğüm zorbalıkları anlatıp bir şekilde beni o okuldan kurtarmasını ummaktı ama öyle korkmuştum ki bana yardım edebileceği zamanlarda bunları anlatamamıştım. Nereden başlamam gerektiğini bilmediğim için her şeyi parça parça anlatıp önüne serpiştirmiştim Bay Xiangu'nun. Uzun süre sessiz kaldık ikimiz de. Sonrasında "Peki ne olursa onlara olan öfken diner? Mesela onların değişebileceğine inanıyor musun?" dedi. "Değişebileceklerine inanmayı çok isterdim ama hayır, değişmezler. Zorbalar her zaman zorbadır. Bir kere çok inandım ve gittim buluşmaya. Pişman olduğunu söylüyordu falan ama hepsi yalan çıktı. O günden sonra eskisinden daha çok öfkelendim ona. Ölse bile içim soğumaz. Ne olsa soğurum bir düşüneyim... Öncelikle psikoloji bölümünde okuyanların hepsinin bu alanlardan men edilmesini isterdim. Bir tanesi yaşam koçu mu ne öyle bir şey olmuş. Onun da fişi çekilsin isterdim. Müdirenin eğitimci sıfatı komple yok edilmeli. Hatta topluma kazandırılmaması gerek. Bana git tedavi ol diyordu ama onun tedavi olması şart. Elimde bi güç olsa hepsinin aklıyla oynayıp onları ölüme sürüklerdim. Cidden elime güç geçerse bunu yapmak istiyorum ama beni korkutan bir nokta var. Evet, Izanami'yi intikam ateşiyle yarattım ama... İzlediğim bir dizide bir söz vardı ve beni çok etkiledi. Onlardan intikam almak istersen yavaş yavaş onlara benzersin. Ben öyle olmak istemiyorum. Ben onlar kadar ucuz biri değilim. O yüzden elime güç geçmeden önce kafamın içinde bu meseleyi halletmek zorundayım. Eğer başaramazsam... Bu yolun sonunda onlara benzerim. Şeyden de örnek verebilirim, Joker. Kötü bir karakter, bilirsiniz. Aslında o en başta kötü biri değildi. Onu dışladılar, hor gördüler. Nasıl desem... Kast sistemi gibi düşünün. Üst mevki insanlardan nefret ediyor çünkü onlar onu hor gördü. 2019 yılında çıkan bir filminde arkadaşım dediği kişinin ihaneti yüzünden işini kaybetti. Sonra kontrolden çıktı. Joker herkese acıyı tadan herkesin bir gün kötü birine dönüşebileceğini kanıtlamak isteyen bir karakter aslında. Joker kötü biri olduğu için değil onu kötüye ittikleri için o halde. Joker'i bu kadar sevme nedenim belki de budur. Umarım örneklerim açıklayıcı olmuştur." dedim.


Verdiğim örneklerle daha iyi anladığını yüz ifadesinden okuyabiliyordum. Zaman zaman ben anlatırken notlar alıyordu ayrıca. Bu durum çözülmesi zor ve karmaşık bir yoldu. Bu yüzden bu durumu çözebilmemiz için tüm süreci anlatmam gerektiğini söyledi. Yani tüm lise sürecimi hatırladığım tüm detaylarıyla anlatmam gerekiyor. Peki ben hatırlıyor muyum? Hayır. Diğer seanslarda sırasıyla lise sürecimi konuşuyor olacağız. Buna hiç hazır değilim. Asla hatırlamak ve o günlere dönmek istemiyorum. Bugünkü seans bile beni oldukça zorladı. Hâlâ sersem gibiyim.

Son Yazılar

Hepsini Gör
İçimdeki Karanlık

15/11/2025 Bugün Bay Xianguyla olan randevuma gitmeden önce siteme özel tasarladığım kartları bastırmak için baskı merkezine gittim. Birkaç küçük aksilikten sonra nihayet kartlarım basılmıştı. Kesimin

 
 
 
Geçmişe Takılı Kalmak

16/10/2025 Bugün yine ve yine Bay Xianguyla randevum vardı. Oldukça sakin bir yapıda gitmiştim seansa. Belki de yine İzanami olarak gitmişimdir oraya, bilmiyorum. Neler yaptığımı konuştuk ilk dakikala

 
 
 
Güvenli Bölgemdeki Onsra

18/09/2025 Bugün Bay Xianguyla randevum vardı. Everskies profilimde bahsettiğim Boreasla yaşadığım olayları anlattım. Ettiğimiz kavgayı, o kavgadan sonraki tavırlarını konuştuk. Asla anlam veremedi. N

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

© 2024 by Mezardaki Çiçek and secured by Wix

  • Tumblr
  • Pinterest
  • Spotify
  • Instagram
bottom of page